Selden Bir Yıl Sonra Bozkurt (1): “Asenalar” Olmasa

Not: Geçtiğimiz yıl bir sel felaketi ile yıkıma uğrayan Bozkurt’un aradan geçen bir yıldan sonra vaziyetini açıklamayı hedefleyen yazı dizisinin ilk bölümünü teşkil eden bu yazı aslen Diken’de yayımlanmış; arete Portal yazarı Nazlı Demet Uyanık’ın önerisi, Mustafa Alp Dağıstanlı’nın isteği ve Diken’in izni ile sitemizde…

Sosyal Medya Yasası: Sansürün En Yüksek Aşaması

Sansür kavramının zihinlerimizde bıraktığı bazı izler var. Çünkü ben sansürü tweet atamamak ve bazı sosyal medya aplikasyonlarının kısıtlanmasını bir baskı olarak algılarken benden önceki kuşaklar buzlanan rakı bardağı ve sigara izmariti olarak algılıyorlar. Oysa ben bırakın boş kadeh buzlanmasını, sigara izmariti dahi görmemiştim. Benden sonraki…

Gezi’den Sonra: Toplumsallığın Yitimi

2013’teki Gezi Direnişi, Türkiye’de topyekûn bir halk hareketinin muhtelif sivil toplum kuruluşlarıyla hükûmete ve iktidara karşı fiilen mukavemet gösterdiği son hadise idi. Ondan beridir toplumun yekvücut olarak yaşanan herhangi bir adaletsizliğe, hukuksuzluğa, tahakküme, siyasi yanlışa karşı çıktığını görmek pek mümkün olmadı. Elbette çeşitli zümrelerin çeşitli…

Genç Kuşak ve Yolunu Kaybeden Yeniçeri

Farkında olmasak veya böyle olmasını istemesek de, çoğu zaman sahip olduğumuz inançları temsil ederiz. Bir anlamda kimliklerimizin tanıtımını yapıyor gibiyizdir. Burada insanları kategorize etmekten ve propaganda yapmaktan söz etmiyorum. Sosyal organizmalar olmamızın muhtemel evrimsel sonucu olan oldukça beklenildik bir manzarasından söz ediyorum. Ahmet çoğunlukla yalnızca…

Şehir Senin, Deniz Senin

“Turist şehri” İstanbul’un “göz bebeği” Karaköy’de yapılan “mega proje”nin kamusal reklamı “Şehir Senin, Deniz Senin” olmuştu. 2017’de İstanbul’a yerleştiğimde Karaköy’de sahilde yürümeye çalışırken yoluma çıkan ve sahil yolunu kesen inşaatın önünde bu slogan karşımda duruyordu. Bu slogana da “Tarih Senin, Gelecek Senin” eşlik ediyordu. Genç…

Hani Benim Alışkanlığım Nerede?

Bu yazı, benim Katar Dünya Kupası üzerine yazıp çizdiğim belki de tek yazı olacak. Turnuva boyunca rahatsızlıklarımın dışında oyun olarak hoşuma giden bir şeyler olur veya Messi önderliğindeki Arjantin şampiyon olursa belki burada veya başka mecralarda bir şeyler konuşabilirim. Çünkü, boykot çağrılarını da beyhude bulmakla…