Hiçbir Şeyi Devirmeyen Devrim

“Citoyens, vouliez-vous une révolution sans révolution?” (Yurttaşlar, hiçbir şeyi devirmeyen -devrimsiz- bir devrim mi istediğiniz?) 2017’de gerçekleşen sözde hükümet sistemi değişikliği gibi görünen ancak özde yüz yaşındaki cumhuriyetimizin yaşam suyunu bitiren anayasa değişikliği referandumunu zaman zaman hatırlamak gerekiyor. Bu değişim aslında fazlaca tartışılmış olsa da…

Vaatlerin Siyaseti

Uzun bir aradan Arete’ye tekrardan yazarken Arete’ye yazmayı özlediğimi farkettim. Özellikle sevgili editör arkadaşları ve de beni Arete’de yazmaya davet eden Aslan’a da ek olarak teşekkür ederken, yazmadığım süre boyunca nelerle uğraştığımdan bahsetmem gerektiğini düşündüm. Bir süredir birkaç arkadaş olarak Türkiye’de siyasi partilerin vaatleri üzerine…

Öngöremiyoruz ve İnanın Çok Stres Altındayız

Her tarafımızı saran bir öngörülemezlik krizinden söz etmek istiyorum.  Bu satırları bir gece yarısı, ertesi gün işe geç kalacak olmanın kaygısıyla, neden geç kaldığımı açıklayacak cümleleri aklımın geri planında hazırlamışken yazıyorum. Yarın sabah ne yiyeceğimi bilmiyor ve bu gece sakinleştirici bitki çaylarımdan içmeyi reddediyorum.  I.…

Müzikten Geçinmek: Tokadın İzi Ensemizde

“Yakınman boşa, beni suçlama O vurdukça sana yetmedi, yetmedi Alıştın buna, boşuna ağlama Çektiğin sana kâr etmedi, etmedi” Halk tabiriyle “daha bismillah demeden” yaptığım alıntının tırnakları arasındaki dörtlük, Türkiye’de onuncu, otuzuncu, ellinci yılı konserlerle, özel konuklarla kutlanması gereken Kurban’ın, solist Deniz Yılmaz tarafından yazılan ve…

Selden Bir Yıl Sonra Bozkurt (4): DSİ Bozkurt’u Koruyabilir Mi?

Not: Geçtiğimiz yıl bir sel felaketi ile yıkıma uğrayan Bozkurt’un aradan geçen bir yıldan sonra vaziyetini açıklamayı hedefleyen yazı dizisinin üçüncü bölümünü teşkil eden bu yazı aslen Diken’de yayımlanmış; arete Portal yazarı Nazlı Demet Uyanık’ın önerisi, Mustafa Alp Dağıstanlı’nın isteği ve Diken’in izni ile sitemizde paylaşılmıştır. Yazı dizisinin Diken’deki…

Bi’ Fotoğraf Çekinebilir Miyiz?

Türkiye gibi Akdenizli (Türkiye’nin karmaşık, heterojen kültürel kodlarını ve reflekslerini değerlendirmek için en uygun konumun, etiketin Akdenizlilik olduğunu düşünüyorum.) bir ülkede hararetle tartışmak için güçlü bir tetikleyiciye, gerekçeye ihtiyacımız yok. Ancak ortaya atıp kenara çekilerek gümbürtüyü seyreyleyebilme garantili konulardan birisi hangisidir sorusuna cevabım ‘İstanbullu olmak/olabilmek’…