Ezgi Meriç Baş

Ezgi Meriç Baş

TikTok’ta Neler Oluyor: İçi Boş İçerikler ve Sanal Hediyeler

Seçim sonrasında içinde yaşadığımız toplumu yeterince tanımadığımız kanısına varmıştım. Sevgili dostlarım arete editörleriyle beraber yayımlamış olduğumuz “Kılıçdaroğlu Yenildiği İçin Biz de Yenik Sayıldık” isimli tabiri caizse üçüncü merhabamızda da bahsettiğimiz gibi, toplumun taleplerini ve mücadelelerini görmezden gelmemek için alan temelli, yerele inen araştırmalar yapılması gerektiğini düşündüm. Mevcut şartlarım altında ne bu araştırmaları başlatacak bir araştırma birikimi ne de sürdürebilecek kaynağa…

Airbnb ve Cruise Turizmi Gölgesinde Beyoğlu’nda Yürümek

Bayram tatilinin hafta içini tam ortadan bölmesiyle gerçekleşen dokuz günlük tatil ilanı sonrası çalışanlar normal şartlar altında mesaiye hapsolacakları saatte kamusal alanlarda bulunabilme fırsatı yakaladı. Tabi hepimiz biliyoruz bu tatillerin de üretimin ve tüketimin kendisine yönelik olduğunu. Adorno, bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde boş zamanı, tükettiğimiz iş gücümüzü yeniden toparlamaya yönelik bir fırsat olarak kabullendiğimizden dolayı boş zamanın çalışmanın bir…

Depremden Sonra Emek Gücü Hâlleri: Sorunu İşçilerin En Fazla Mağdur Olacağı Şekilde Çözmek

Üniversite öğrencileri arasında dönen bir görsel vardır, “Arkadaşlar merak etmeyin bizim okul bu sorunu öğrencilerin en fazla mağdur olacağı şekilde çözecektir. İçiniz rahat olsun.” Bu ifadenin yalnızca bir üniversite ya da bir kurum bazında değil, tüm Türkiye’yi kapsayan bir varsayımda bulunabileceğini düşünüyorum. Deprem sonrası ortaya çıkan istihdam krizi için aynı cümleyi şöyle bir değiştirelim: “Arkadaşlar merak etmeyin bizim devlet bu…

Öngöremiyoruz ve İnanın Çok Stres Altındayız

Her tarafımızı saran bir öngörülemezlik krizinden söz etmek istiyorum.  Bu satırları bir gece yarısı, ertesi gün işe geç kalacak olmanın kaygısıyla, neden geç kaldığımı açıklayacak cümleleri aklımın geri planında hazırlamışken yazıyorum. Yarın sabah ne yiyeceğimi bilmiyor ve bu gece sakinleştirici bitki çaylarımdan içmeyi reddediyorum.  I. Mark Fisher (2011), Post-Fordizmin yeni bir stres biçimi ürettiğinden bahseder. Çalışanların kendi denetimlerini yapmaya başladıkları…

Savruk Adımlar Atma Hakkı: Yürüyemiyoruz!

Geçenlerde “Yürümek yaratıcılığı nasıl tetikliyor?” diye bir yazı okudum. Bir kentte ya da patikada yürüyüşe çıktığımızda vücudumuzda gerçekleşen kimyasal değişimlerden ve bu değişimlerin düşüncelerimizi ve duygularımızı nasıl olumlu etkilediğinden bahsediyordu. Evet doğru, ben de bu sebeple sık sık yürüyüşe çıkarım çünkü “bir şeylerden” kaçmak için başvurabileceğim en kolay ve zararsız yöntemdir. Ama bir sorunum var, ben yaşadığım şehirde yürüyüşe çıkınca…

Beyoğlu Kültür Yolu Freak Showu

Yolum sık sık Beyoğlu’na düşüyor ya da ben yolumu Beyoğlu’na düşürmeyi seviyorum. Küçükken babamın elinden tutmuş cadde üzerindeki kiliseleri gezerken “bunun burada ne işi var” dediğim yersiz yapıları, tabela terörünü, muhtelif yerlere kurulmuş “bak işte buradayım” diye bıçağının sivri ucunu doğrultmuş polis barikatlarını saymazsak, Beyoğlu’nun sokaklarında yürürken inanılmaz bir keyif alıyorum. Yani, buraya kadar hepimiz aynı hissediyoruzdur herhalde.  Peki, biz…