Şeyma Dursunoğlu

Şeyma Dursunoğlu

“#Barınamıyoruz”

“Haline şükretmek” gündeme sık sık gelen, son derece politik bir ifade. Her hak talebimizde, her direnişimizde, her insan onuruna yakışır hayatlar isteyişimizde “memleketinizde olduğunuz için halinize şükredin” veya “karneyle ekmek almadığınız için halinize şükredin” gibi “öğüt verici” sözler işitiyoruz. Yakınlarda Koç Üniversitesi’nde bir fakülte toplantısında bazı hocalar, lisansüstü öğrencilerin barınma sorununa ilişkin de kullandı bu ifadeyi: “Halinize şükredin, sokakta evsiz…

Çocuklar Siyaseten Direnebilir Mi?

Önceki yazımda Türkiye’de resmi söylemin denizi ve deniz kirliliğini nasıl anlamlandırdığını sormuş ve bunu bir örnek üzerinden tartışmıştım. Bu yazı için de bir sorum var, fakat bu kez bir cevabım yok. Sorum basitçe başlıkta ne yazdıysam o: Çocuklar siyaseten direnebilir mi? Direnişin (resistance) ne olduğu akademik yazında çok tartışıldı. Foucault’ya kadar, kurumsal iktidara karşı örgütlenen her türlü muhalefet direniş olarak…

Bir Marmara Denizi Anlatısı

Eğer Hollanda, İngiltere veya Venedik gibi gelişimini denize borçlu medeniyetlerden birinden değilse doğaya ilişkin ulusal anlatıda deniz, çoğu zaman kendi başına bir mekan olmak yerine karanın bir uzantısıdır. Lévi-Strauss’un deyimiyle deniz, “baskıcı bir monotonluk ve düzlük”ten ibarettir (1973, s. 338-39); kara içindir ve karadakiler için vardır. Bu anlatı, elbette uzun yıllardan beri varsayılan insan ve doğa ayrımının bir parçası. Evrimin…